Orgazm tedavisinde mastürbasyonun rolü

Cinsel aktivitenin diğer formları mastürbasyona oranla daha sıklıkla tartışılmaz, daha açık ayıplanmaz ve daha yaygın uygulanmaz. Mastürbasyona yönelik bu yaygın tepkinin aksine, biz mastürbasyonu sadece sağlıklı bir aktivite olarak algılamakla kalmayız, ayrıca kadında birincil orgazm bozukluğun tedavisinde son derece etkili bir yardımcı olduğunu da düşünürüz. Bu bölümde Oregon Üniversitesi Psikoloji Kliniği Cinsel Araştırma Programı?nda yapılan terapilerde, yönlendirilmiş mastürbasyonun oynadığı rol tanımlanacaktır.

Greenbank (1961), Philadelphia bölgesinde yer alan beş tıp fakültesinde okuyan ve mezun öğrencilerin mastürbasyona yönelik tutumlarını araştırmıştır. Bu araştırma şunu göstermiştir: ?Öğrencilerin yarısı, mastürbasyonun mental hastalıklara neden olduğuna dair bir duyguya sahiptiler. Beş fakülte üyesinden biri, hâlâ bu eski ve gözden düşmüş fikre inanmaktaydı?. Mastürbasyona dair yanlış inanışlar, sağlık profesyonelleri arasında bile hâlâ yaygın olduğu için, normalliğine vurgu yapmak ilk sırada olmalıdır.

İnsandan önceki primatlar arasında, birçok türde, istekli partnerlerle çiftleşmek için yeterli fırsatın var olması durumunda bile mastürbasyon vardır (Ford ve Beach, 1951). Mastürbasyon, dişi hayvanlara oranla erkek hayvanlarda daha yaygın olmakla birlikte, dişi köpekler, çinçilyalar, fare, kirpi, fil ve yunuslar arasında gözlenir (Ford ve Beach, 1951; Kinsey, Pomeroy, Martin ve Gebhard, 1953). Filojenik bulgular, mastürbasyonun ?doğa dışı? olmaktan ziyade ?doğal? bir eylem olduğu ve biyolojik yeteneğimizin doğuştan bir parçası olduğu yönündedir.

Diğer kültürler, mastürbasyona yönelik tutumlarında ciddi ölçüde farklılaşmaktadır (Ford ve Beach, 1951). Bazı kültürlerde, örneğin Melanesia?da Lesu?da, mastürbasyon kabul edilebilirdir ve zaman zaman yapılır. Diğer kültürlerde, ciddi biçimde engellenmektedir. Bazı engellerin mastürbasyonun oluşumunu gerçekte azaltmak yerine, insanların onu gizlice yapmasına neden olan bir etkiye sahip olduğu aşikârdır. Apinaye erkekleri ve kızları, bu davranışın cezalandırılacağını bilmelerine rağmen mastürbasyon yaparlar; büyüdüklerinde hazırlanan bir seremonide genitalleri kontrol edilir ve herhangi bir mastürbasyon ?emaresi?ne rastlanması durumunda ciddi biçimde dayak yerler.

Mastürbasyonun herhangi bir psikolojik ya da fizyolojik zarar verici etkisine dair bilimsel bulgu olmamasına rağmen, mastürbasyon Amerikan toplumunda da kültürel olarak yasaklanmıştır (Johnson, 1968; Dearborn, 1967). Bu engellemelerin herhangi bir rasyonel, bilimsel temelden ziyade dinsel doktrinlerden kaynaklandığı düşünülmektedir (Johnson, 1968).

Bu kültürel yasaklamalara rağmen, toplumumuzda mastürbasyon, ebeveynlerin, terapisüerin ve danışanların tahmin ettiğinden daha yaygındır. Kinse/in verileri (Kinsey, Pomeroy ve Martin, 1948; Kinsey vd., 1953), bundan yirmi yıl önce erkeklerin %94?ü, kadınların da %58?inin yaşamlarının kimi dönemlerinde orgazma ulaşmak için mastürbasyon yaptığım ortaya koymuştur. Bunun dışında daha yeni çalışmalar, gerçekte erkeklerin %100, kadınların %85?i gibi bir oranının mastürbasyon yaptığım ortaya koymuştur (Dearborn, 1967). Bu bulgular danışanları (ve terapistleri) mastürbasyonun ?normalliği? hakkında ikna etmede yararlı olabilir.