İnsan cinselliği hakkında eğitim

İnsan cinselliği hakkındaki eğitimin, işlev bozukluklarına ve hastalıklara tanı koymanın ister farmakolojik olan ister olmayan yöntemlerle tedavi planlamanın dayanağı olarak geleneksel doğrusal model kullanılmaktadır. Hem tepkisel istek hem de cinsel motivasyonun pek çok yönü (şöyle ki, cinsel aktiviteyi başlatma ve kabul etme nedenleri ve güdüleri) cinsel tepki modelinde bir arada yansıtıldığında ortaya çıkan yapı doğrusaldan ziyade döngüsel olur ve kadınların dile getirdiği istek ve uyarılma evrelerinin örtüştüğünü gösterir.

Bu döngüsel modele cinsel uyaranın ve cinsel ortamın unsurları da çoğunlukla belirgin bir biçimde cinsel olmayan duygularla başlayan bir tepkinin önemli öğeleri dâhil edilir. Bu modelde uyarılabilme kavramı, yani kadının cinsel uyarandan uyarılma kolaylığı, dile getirilmektedir. Kullanılıyor olma hissinden çok arzulanıyor olma hissi, partneri tarafından kabul edilme duygusu, partnerin davranışı, kadının beden imgesi ve duygudurumu dâhil birçok faktörün uyarılmayı değiştirdiğini gösteren klinik ve araştırma bulguları dikkate alındığında bu önemlidir. Daha sonraki motivasyonu değiştirme konusunda sonucun (ödülün) taşıdığı önem döngüsel yapıyı oluşturur.

Kadınların verdiği tepkinin kavramsallaştirılmasıyla alakalı bir diğer önemli kanıta dayalı değişim, tek başına genital konjesyonun değil öznel uyarılmanın da önemli olduğunun kabul edilmesidir.

Geleneksel olarak, cinsel uyarılma ile vajinal ıslanma/vulvada şişme denk tutulur. Ne var ki, kadınlar ıslanmayı daha çok ikincil bir belirti olarak görürler. Eğer çiftin etkileşimi vajina içi uyarılmayı içeriyorsa ıslanmanın olması gerekir. Islanma, genital şişme ve temelde yatan génital vazokonjesyonla öznel uyarılma pek fazla ilişkili değildir.