Aşkın bedeli

Metresler, gizli aşkları uğruna genellikle büyük bir bedel öderler. Bazıları için, aşkları, yalnızlık, kıskançlık ve suçluluk duygusuna değer, diğerleri, kullanıldıklarını, aldatıldıklarını düşünürler.

Evli erkeklerin hepsi katı kalpli değildirler. Bazıları gerçekten aşık olurlar ve evliliklerinin sadece kâğıtta kaldığını, eşleriyle aralarında her şeyin bitmiş olduğunu ifade ederken doğruyu söylüyorlardı. Her iki halde de, metresin, daha önceden bir kadını aldatmış olan bir erkeğe karşı yine de güven duyması gerekir. Onu sevdiğine ilişkin söylediği sözleri olduğu gibi kabul etmek zorundadır ve asla kanıt beklememelidir. Erkeğin ise, aşkı adına yaptığı tek özveri, rahat bir vicdana sahip olmamaktır. Yuvasıyla ilgili olarak, çok ender özverilerde bulunur; yoksa oyunun kuralı bozulacaktır. O, ailesiyle birlikte sıcak ve mutlu günler geçirirken, sevgilisi onu evinden arayamaz bile. Erkeğinin, görevini bilen koca/baba rolünü, gerçekten sadece oynayıp oylamadığını, hiçbir zaman kesin olarak bilemeyeceklertir.

Belki de evlilikten çok fazla şeyler bekliyoruz. Kulağımıza ne kadar romantik ve hoş gelse de, ?Ömür boyu sadakat, insan doğası için fazla aşırı? diye düşünülebilir mi? Bir üniversite araştırması sonuçlarına göre, 40 yaşlarına ulaştıklarında, erkeklerin yüzde 60?ı ve kadınların da yüzde 40?ı, eşlerini aldatmışlardır.

Ayrıca, kadınların kocalarından boşanmalarının, listede birinci sırayı işgal eden nedeni de, sadakatsizlik değil. Birçok kadın, kocalarının başka bir ilişkiye girmesini anlayışla karşılamaya ve affetmeye hazırdır. Ya da sadece beklemeye ve aşk alevinin bir gün söneceğini umut etmeye.