Adenovirüs nedir

Göz ve solunum sistemini etkileyebilen bir virüs grubuna verilen adtır. Tabiat da en az 45 tür adenovirüsün bulunduğu, ancak bunlardan 28 tanesinin insan vücudunda yangılanma meydana getirebileceği bilinmektedir. Geri kalanları, hayvanlarda bazı hastalıkların oluşumuna yol açabilir. Yuvarlak olan virüsün boyutları 1 cm nin milyonda birinden de küçük olup, etrafa doğru uzanan ipliksi çıkıntıları vardır. Bu virüslere adenovirüs denmesinin sebebi bunların yaklaşık olarak 20 yıl kadar önce, insanların adenoidlerinde ve bademciklerinde bulunmuş olmalarıdır. Bu grubun üyesi olan bazı virüslerin, insana herhangi bir kötü etki yapmadan vücudun çeşitli yerlerinde yaşayabilecekleri sanılmaktadır.

Hastalık meydana getiren tiplerin yol açacakları belirtiler, bir dereceye kadar hastanın yaşına bağlıdır. Çok küçük çocuklarda genellikle hafif bir boğaz ağrısından ileri gitmeyen bir rahatsızlığa yol açarlar; beş yaşına ulaşıncaya kadar çocukların yaklaşık olarak yüzde altmışının birkaç defa adenovirüs enfeksiyonu geçireceği hesaplanmıştır.

Okul çağındaki çocuklar, çoğu defa başka tipte bir adenovirüs grubu tarafından enfekte edilirler. Ateş, baş ağrısı, konjonktivit, burunda akıntı, boğaz ağrısı ve boğazdaki lenf düğümlerinde şişme görülür. İshal ve karın ağrısına da rastlanabilir. Bazen vücutta döküntüler bile görülebilir. Ancak, hastalık ağır olmayıp, bütün bu belirtiler 1 ile 10 gün arasında kaybolur. Ergin kişilerde ateş ve boğaz ağrısı olmaz; sadece konjonktivit görülür, yüzme havuzu konjonktiviti adı verilen bir salgın hastalığın varlığı yıllardır bilinmekteydi. Bu hastalığın etkeninin bir adenovirüs olduğu son zamanlarda anlaşılmıştır. Eskiden, enfeksiyonun su aracılığıyla iletildiği sanılırdı. Oysa şimdi, bunun havuzda öksüren ve hap şıranların ağızlarından saçılan damlacıklarla geldiği ve klorlu su etkisiyle azdırılmış olan göze kolayca yerleştiği anlaşılmıştır.

Keratokonjonktivit adı ile de anılan bu hastalık, göz azdırmasına yol açan maddelerin kullanıldığı endüstri dallarında da sık görülür.

Adenovirüslerin yol açtıkları başka bir salgın daha vardır. Kışla gibi çok sayıda insanı bir araya getiren yerlerde görülen ve ivegen solunum hastalığı adı ile anılan bu hastalık, çok kere sadece buralarda bulunan insanlar ilk defa bir araya getirildiklerinde görülür. Klinik belirtileri, boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, baş ağrısı ve ateş yükselmesidir. Basit bir soğuk algınlığı gibi geçiştirilebileceği gibi bazen de zatürreeye benzer bir gelişme gösterebilir.

Salgınlar yanında, adenovirüsler yer yer zatürre, menenjit ve ishale de yol açabilirler. Küçük çocuklarda sebep oldukları zatürree, öldürücü olabilir. Virüs, hastaların boğazlarından ve dışkılarından elde edilebilir ve özel laboratuvarlarda insan hücreleri kültürlerine ekildiğinde bu hücrelerde kendine has değişikliklere yol açar. Adenovirüslerin çoğu farelerin ya da rezüs tipi maymunların alyuvarlarına tutunarak bu hücrelerin birbirlerine yapışmasına yol açarlar. Bu özelliğin aranılıp tespiti bir hastada bulunan adenovirüsün hangi tipe ait olduğunu ortaya koyar. Diğer enfeksiyonlarda olduğu gibi adenovirüs enfeksiyonlarında da, insan kanında, laboratuvar incelemeleriyle ortaya çıkarılabilecek teşhise yardımcı olur.

Bir hastalığın adenovirüsler tarafından meydana getirilmiş olması tedaviyi fazla etkilemez. Çünkü sülfamitler, penisilin ya da yeni bulunmuş antibiyotikler hastalığın gelişimini etkilemezler. Ancak, bazen bu virüsün bir organda meydana getirdiği değişmeler, o organa bir başka bakterinin daha kolay yerleşip bir ikincil yangılanma meydana getirmesine yol açabilir. Boğazda streptokok grubu mikropların yol açtıkları bazı yangılanmalar bu şekilde başlarlar. Bu durumlarda antibiyotik kullanarak ikincil yangılanma giderilir.